Embed

İSLAM ALİMLERİNDEN GÜZEL SÖZLER

 

                                        

 

Görmedin mi ki, Allah nasıl bir örnek vermiştir: Güzel bir söz, güzel bir ağaç gibidir ki, onun kökü sabit, dalı ise göktedir. Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Allah insanlar için örnekler verir; umulur ki onlar öğüt alır-düşünürler. (İbrahim Suresi, 24-25)

 

 

Hayatın lezzetini, zevkini isterseniz hayatınızı imanla hayatlandırınız ve feraizle ziynetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz.

 

Kendini başıboş zannetme. Zira şu misafirhane-i dünyada nazar-ı hikmetle baksan; hiçbir şeyi gayesiz, nizamsız göremezsin. Nasıl sen nizamsız, gayesiz olabilirsin!.

 

Nefsini suçlayan kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, bağışlanma diler. Bağışlanma dileyen Allah’a sığınır. Allah'a sığınan şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar. İtiraf etse affa müstehak olur.

 

Medar-ı necat (kurtuluş vesilesi) ve halas (kurtuluş) yalnız ihlastır.İhlası kazanmak çok mühimdir.Bir zerre ihlaslı amel,ağırlıklarla hâlis olamayana tercih edilir.İhlası kazandıran hareketlerdeki sebebi,sırf Allah’ın bir emri ve neticesi Allah’ın rızası olduğunu düşünmeli ve vazife-i ilahiyeye karışmamalı.

 

   İnsan bir yolcudur. Sen burada misafirsin. Ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse, beraberce getiremediği birşeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. Ve keza, bu fani dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise aziz olarak çıkmaya çalış.

 

 

 

Her kim hayat-ı faniyeyi esas maksad yapsa zahiren bir cennet içinde olsa da manen cehennemdedir ve her kim hayat-ı bakiyeye ciddi müteveccih ise saadet-i dareyne (iki cihan yani hem dünya hem ahret saadeti) mazhardır.Dünyası ne kadar fena ve sıkıntılı olsa da ,dünyasını Cennetin intizar salonu hükmünde gördüğü için hoş görür,tahammül eder ,sabır eder şükreder.

 

Dünya bir misafirhanedir. İnsan onda az duracaktır ve vazifesi çok bir misafirdir ve kısa bir ömürde ebedi hayatına lazım olan levazımatı tedarik etmekle mükelleftir.

 

Ebedi hayatı zehirleyecek ve bozacak bir tarzda şu geçici hayatı hasr-ı nazar etmek; ani bir şimşeği, sermedi bir güneşe tercih etmek gibi bir divaneliktir.

 

dünya iman eden insanlar için "seyyar bir ticarethane ve kısa bir müddet için yol üstünde kurulmuş bir pazardır.

 

 

"Dinin şiddetle men ettiği şey, fitne ve anarşidir. Çünkü anarşi hiçbir hak tanımaz. İnsanlık ahlakını ve medeniyet eserlerini canavar hayvanlar ahlakına çevirir..."

 

 

Herkes korktuğundan kaçar, yalnız Allah’tan korkan O’na yaklaşır

 

 

Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır.

 

 

Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.

 

 

 

                                                                                    

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!